Caferest – Caferest Akademi – Kahve Limon – Eşsiz Kahve Keyfi – Türk Kahvesi – Çekirdek Kahve

MÜŞTERİ HİZMETLERİ:
0532 707 39 51
0533 139 88 98 
Blog

KAHVENİN BÜYÜLEYİCİ TARİHİ

Kahvenin insanlıkla ilk buluşmasını kesin olarak bilmek zordur ancak bunun nasıl olduğunu açıklayan birkaç tane ilginç hikaye vardır. Hiç şüphe yok ki, günümüz dünyasında insanlar, dünyanın her yerinde ve birçok farklı şekilde kahve içiyorlar. Peki, kahve nasıl ve kim tarafından keşfedildi? Bu küçücük çekirdek tüm kıtalara ulaşmayı nasıl başardı?Kahve nereden geldi? Kahvenin tarihi,aslında ilginç bir konudur.Bu yüzden,başlamadan önce kahveyi bir demlemek yapabileceğiniz en iyi şey olabilir.

KAHVENİN KÖKENİ

Etiyopya Efsanesi

Kahvenin ilk nasıl keşfedildiğiyle ilgili hikayelerden biri Kaldi isimli bir çobanın hikayesidir.Hikaye,Kaldi’nin keçilerinin çok enerji dolu olduğunu ve belirli bir ağaçtan kırmızı meyveler yedikten sonra uyuyamadıklarını fark etmesiyle başlar. Ardından, kendisi de dener ve bulduğu şeye çok şaşırır.Bulgularını yerel bir manastıra götürür ancak oradaki insanlar saçma olduğunu iddia ederek bulgularını ateşin içine atarlar.Ardından normal olarak,kavrulmuş kahvenin kokusu bütün manastırı sarar. Saçma olsun ya da olmasın,kimse bu koku göz ardı edilecek bir koku değildi. Bunun üstüne,rahipler bu tohumlardan bir içecek yaptılar.Bu içecek sayesinde,gece geç saatlerde yaptıkları ibadetler süresince uyanık kaldıklarını fark ettiler.Buna hayran kalan rahipler,tüm gece boyunca ateşin etrafında oturup birlikte kahvelerini içtiler. Kahve,bu şekilde insanlar arasında daha da yayılmaya başladı.

Omar‘ın Anlatımı

Kahvenin keşfiyle alakalı bir diğer hikaye ise Omar isimli bir adamın hikayesi. Omar, kasabada insanları duayla iyileştirme özelliğinden dolayı tanınıyordu ancak bazı sebeplerden dolayı kasabadan sürülmüştü. Acıkan Omar, yemek için bir miktar yiyecek meyve buldu ancak bu meyvelerin tadına baktığında  korkunç derecede acıydı.Bu yüzden Omar meyvelerin tadını iyileştimek için onları ateşe atıp kızartmaya karar verdi.Ancak,bu meyveler daha da sertleşti. Bunun üzerine, meyveleri yumuşatmak için onları kaynatmaya çalıştı ve bunun neticesinde ilk fincan kahve ortaya çıkmış oldu. Omar,az beslenmiş olmasına ragmen kahve sayesinde çok enerjik kalmıştı ve bu yüzden bu heyecanlı keşfiyle kasabasına geri döndü. Kahvenin insanlar arasında “mucizevi ilaç” olarak yayılmasıyla birlikte Omar da insanlar tarafından aziz ilan edildi.  

KAHVENİN İLK KULLANIMLARI

Peki,insanlar ilk ne zaman kahve içmeye başladı? Bunu kesin olarak söyleyemesek bile geçmişteki kayıtlara baktığımızda kahvenin ilk olarak kimler tarafından içildiğini biliyoruz.

Avcılık

Kahvenin enerji verme özelliğini ilk kullananlar Kaffa bölgesinde yaşayan Etiyopyalı kabilelerdi.Genellikle bu kabile üyeleri günlük çıktıkları ve kilometrelerce koştukları avlarında yanlarında yenilebilir küçük kafein topları taşıyorlardı.

İslam’daki Dini Uygulamalar

Müslümanlar, Ramazan’da kahvenin onlara çok yardımcı olduğunu fark ettiler.Kahve sayesinde oruç tutanlar gece uyanık kalabiliyorlar ve gündüz de kendilerini daha az acıkmış hissediyorlardı. Aynı zamanda kahveyle Hz.Muhammed’in doğumu da ilişkilendirilir.Hz.Muhammed’in İslam’ın yasakladığı şarap yerine kahveyi getirdiğine dair bir hikaye de vardır.

Arap Kahvehaneleri

Kahve,16. yy.dan itibaren Türkiye,Suriye ve Mısır da dahil olmak üzere tüm Arap yarımadasında yayılmaya başladı.Kahve genellikle evde içilen bir içecekti ancak o kadar popülerleşti ki birçok kahvehane ortaya çıktı. Bu kahvehanelere “qahveh khaneh”deniliyordu ve bu kahvehaneler insanlar tarafından birçok farklı sosyal aktiviye yapmak için kullanılıyordu.İnsanlar satranç oynarken,oyuncuları izlerken,müzik dinlerken ve aynı zamanda dedikodu yaparken kahve içiyorlardı. Kutsal başkent olarak sayılan Mekke’ye her yıl Hac ibadeti için giden binlerce insanla birlikte kahvenin ünü daha da hızlı yayılmaya başladı.

AVRUPA’DA KAHVE

Kötü İlk izlenim

Avrupalı gezginler sayesinde Afrika’dan Avrupa’ya bu içecekle alakalı çeşitli söylentiler yayılmaya başladı.17.yy’a gelindiğinde ise kahve Avrupa’da tanınmaya ve günden güne daha popüler hale gelmeye başladı ancak Avrupalılar tarafından  çok sıcak karşılanmadı.İnsanlar bu içecekten korkuyorlardı hatta kahve için  “Şeytanın İcadı” diyorlardı. 1615 yılında Venedik, kahve içilmesini yasakladı.Bu durum o kadar tartışma yarattı ki,Papa’dan bu durumu düzeltmesi için yardım istendi.Papa da bu içecekten biraz denemek istedi ve çok etkilendi. Ardından,kahve içilmesine onay verdi ve kahveyi bir Hristiyan içeceği olarak ilan etti.

Kahvehaneler Her Yerde!

Zaman geçtikçe, kahvehaneler Avrupa’nın her yerinde çoğalmaya başladı.1600’lü yılların ortasına gelindiğinde İngiltere, Almanya ve Hollanda’da kahvehanelerin sayısı çok artmıştı.Hatta sadece Londra’da bu sayı 300’ü aşmıştı. Her meslekten insanlar,buraya kendi hikayelerini paylaşmak için geliyorlardı. Kahvehaneler, Arabistan’da da aynı rolleri üstlendi, siyasal tartışmaların merkezi ve yeni haberlerin toplandığı bir yer haline geldi. Bu kahvehaneler, insanlar arasında “Kuruş Üniversite” olarak bilinmeye başladı. Birleşik Krallık’ın Oxford şehrinde varlıklı adamların uğraması için ilk kahve kulübü açıldı.Varlıklı adamlar,işte veya barda olmadıkları zamanlarda buraya gelir,dini ve siyasi tartışmalar yaparlardı. Kahve,standart sabah içeceği olan bira ve şarabın yerini almaya başladı.Sabahları ilk iş olarak kahve içmeye karar veren insanlar,alkol içenlere göre iş yerinde daha üretken olduklarını fark ettiler.

Kahvenin Yurtdışına İhracatı

Özellikle Avrupalıların kahve çekirdeklerine el koymasıyla birlikte kahve büyük bir sektör haline gelmeye başladı. Hollanda,Sri Lanka’da kendi kahve tarlasına sahip olan ilk Avrupa ülkesiydi.Fransızlar,kahveyi Karayipler’e,İspanyollar ise Orta ve Güney Amerika’ya götürdüler.

Atlantik’i Geçiş

Peki,kahve Amerika’ya  ne zaman ulaştı? Bu küçük kahve çekirdeği Afrika’dan Avrupa’ya,Avrupa’dan da Asya’ya neredeyse tüm dünyayı dolaşmıştı.Son olarak da Amerika’ya ulaştı.

Newyork

  1600’lü yılların ortasında,İngilizler sayesinde kahvenin yolu ilk defa New Amsterdam’la(Şu an Newyork) kesişti. Avrupa’da olduğu gibi Amerika’da da birçok kahvehane açılmaya başlandı ancak  çay Amerikalıların favori içeceği olmaya devam ediyordu. Kral III.George tarafından çaya getirilen ağır vergi yüzünden kolonistler isyan etmeye başladı. Buna Boston Çay Partisi de deniliyordu. Çaya getirilen ağır vergi yüzünden kahve daha çok tercih edilmeye başlandı. Ardından kahve, liderlik tablosunun en üst sırasında yerini aldı. Ayrıca,Thomas Jefferson kahve için “medeni dünyanın en sevilen içeceği” dedi.

Martinik

1714 yılında Kral Louis XIV, Amsterdam Belediye Başkanı tarafından bir kahve fidanı ile ödüllendirildi. Bu kahve fidanı,Paris’teki Kraliyet Botanik Bahçesi’ne dikildi. Fransız filosunda deniz subayı olan Gabriel de Clieu, atandığı Martinik’ten Paris’e ziyarete gelmişti. Gabriel,kesilmiş kahve fidanı parçalarını alarak Paris ziyaretini sonlandırdı.Ancak bu parçaları çalıp çalmadığı ya da bu parçaların başkası tarafından kendisine verilip verilmediği halen belli değildir.Ancak kesin olan şey şu ki,Gabriel kahve fidanı parçalarıyla beraber Karayipler’e kadar yelken açmayı başardı. Yolculuk inanılmaz derecede yorucuydu.Gabriel,korkunç bir hava,küçük kahve fidanına zarar vermek isteyen bir sabotajcı ve korsan saldırısıyla karşı karşıya kalmıştı.Ama bir şekilde kahve fidanının hayatta kalmasını sağladı ve Martinik,Dominik ve Guadalupe’de kahve tarlalarının kurulmasını sağladı. İnanılmaz bir şekilde bu kahve fidanı,Karayipler,Orta ve Güney Amerika’daki tüm ağaçların atası olmaya başladı.

Brezilya

Kahve denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri de Brezilya’dır. Her şey, Francisco Melo Palhete isimli bir Brezilyalı albayın hikayesiyle başladı.Francisco,kahve çekirdeklerini yetiştirip geri dönmek niyetiyle Guyana’ya yola çıktı. Francisco,Fransız Vali’ye bu niyetini anlattığında,vali tarafından reddedildi.Ancak Francisco,yakışıklı bir adamdı,Fransız Vali’nin eşine tüm doğru şeyleri anlattı.Bunun üzerine,Fransız Vali’nin eşi de Francisco’ya ayrılırken bir buket çiçek verdi.Ancak Fransız Vali’nin bilmediği bir şey vardı, o da buketin içinde Brezilya’da bir kahve tarlası kurmaya yetecek kadar kahve çekirdeği olduğuydu. Bu sadece bir kahve tarlası değildi,dünyanın en büyük kahve imparatorluğuydu.Şimdi ise milyar dolarlık bir endüstri oldu.

MODERN DÜNYA

Yeni Teknoloji

19.yy’ın başında kahve küresel bir hit haline geldi.Tüm Dünya’da çokça tüketiliyor ve ihraç ediliyordu. Son 200 yılda kahve çekirdeğinde pek bir şey değişmemiş olsa da onu tüketme şeklimiz çokça değişti. Süzgeç Sanayi devrimi, kahve endüstrisine çok çeşitli icatlar getirdi ve bu icatların ilki süzgeçti. 1818’de, Parisli bir metal ustası, bugün halen kullanılmakta olan ve daha işlevsel olması için biraz değiştirilen süzgeçi icat etti.

Kahve Kavurma Makinesi

1864 yılında, Jabez Burns kahveyi ateşte tutmayı gerektirmeyen yeni bir kavurma yöntemi buldu. Bu sayede, kahve endüstrisinde o kadar söz sahibi bir şirket haline geldiler ki Güney Amerika’dan Amerika’ya kahve taşıyan, dünyanın en çok ticari gemisine sahip şirketi oldular.

Espresso Makinesi

1901 yılında İtalya’da Luigi Bezzera tarafından icat edilen Espresso makinesi, günümüz dünyasının en popüler kahve makinesi olabilir. Onun, bu makineyi icat etme motivasyonu ise,kahvenin demlenme süresini hızlandırarak işçilerinin işe daha kısa sürede dönmelerini sağlamak oldu.Aynı zamanda Espresso makinesi,kahvenin su ve buharla demlenmesini sağlayan ilk kahve makinesi olarak bilinir. 44 yıl sonra,piston kullanarak kahve demlenilen yeni bir method ortaya çıktı. Bu yöntem sayesinde, espressonun üzerinde kremsi bir tabaka oluştu ve  cappuccino denilen yeni bir kahve ortaya çıktı.

Filtre Kahve

1908 yılında, Melitta Bentz isimli bir kadın oğlunun  okul kurutma kağıtlarını kullanarak ilk kağıt kahve filtersini yaptı.Bu yöntem,dünyada kahve demlemek için kullanılan en popüler yöntem haline geldi.

BAŞKA BİR KAHVE DEVRİMİ

Peets Coffee

Amerika’da kahvenin tarihi,nihayet 1600’lü yıllarda son devrimini yaşamaya başlar.Babası Hollanda’da kahve kavurma işiyle uğraşan, Alfred Peet isimli yarı Hollandalı yarı Amerikan adam,bu işi Kaliforniya’ya taşıdı. Peets Coffee 1966 yılında açıldı.5 yıl sonra,Alfred,işin nasıl işlediğini öğrenmek isteyen birkaç yakın arkadaşıyla kendi deneyimlerini paylaştı. Arkadaşları da Alfred Peet’in izin vermesiyle,Seattle’da Starbucks adında bir dükkan açtılar.

Starbucks

İşler,ilk yıl güzel bir şekilde başladı.Sadece kahve çkirdeği ürünleri satıyorlardı,görünürde demlenmiş bir kahve yoktu.Bu durum,Howard Schultz’un 1982 yılında takıma katılmasına kadar devam etti. Schultz,Milano’da biraz zaman geçirmiş ve kahvehanelerin nasıl iyi iş yapabileceğini bilen bir insandı. Böylece,ilk olarak espresso satmaya başladılar. Schultz, onlardan daha fazla içecek sunmalarını istedi ancak Starbucks,daha çok yüksek kaliteli kahve çekirdeği kavurmaya yoğunlaşma istedi. Bunun üzerine Schultz buradan ayrıldı ve kendi başına yüksek kaliteli içecekler sattığı bir iş kurdu. Bu işten de büyük bir başarı sağlayınca Starbucks’I satın aldı ve iki iş fikrini birleştirmeye karar verdi.İşte bu şekilde Starbucks,modern toplumun kahve öncüsü haline geldi. Bundan itibaren kahve endüstrisi ,çok sayıda bağımsız kafenin açılmasının yanı sıra, en sevdiğimiz kahveleri üreten bazı büyük şirketlerle birlikte büyük bir patlama yaşadı.

KAHVE DÜNYAYI DEĞİŞTİRDİ

Kahve bugün, petrolün ardından dünyadaki en büyük ikinci emtiadır ve sudan sonrada dünyada en çok içilen ikinci içecektir.Kahvenin uzun yıllar boyunca daha da büyümeye devam edeceği aşikardır. Kahvenin evrimi,enerji dolu keçiler ve uyanık keşişlerden,latte sanatı ve dünyanın her yerindeki mutlu baristalara kadar oldukça büyüleyicidir.   EDİTÖR: Sevgi Nur ŞANLI   Kaynak: https://www.happybarista.com/the-history-coffee/  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir